Türkiye ile Rusya Savaşır mı?

26 Kasım 2015 Perşembe, 00:10


Suriye sınırında yaşanan uçak düşürme vakasının ardından günlerdir ülkemizde ve dünyanın siyaset merkezlerinde bu soru soruluyor: Savaş çıkacak mı?

Bu sorunun cevabı elbette kolay değil. Türkiye’nin yıllarca izlediği politikaya ve mevcut konjonktüre bakıldığı zaman eğer bir savaş çıkacaksa bile bunu başlatanın Türkiye olmayacağı ortada. Peki Rusya, daha doğrusu Putin böyle bir çılgınlığa kalkışabilir mi?

putin

Putin, ilk iktidara geldiği günden bugüne kadar  hem ülkesi içerisindeki gücünü hem de halkı üzerindeki etkisini artırarak geldi. Şu anda halk üzerindeki karizmatik etkisi oldukça yüksek, hatta öyleki Amerika’nın uyguladığı ambargo ve büyük ekonomik krize rağmen halk Putin’i büyük oranda desteklemeye devam ediyor. Bunda Putin’in söylediğimi yaparım tavrı, halkçı siyaset izlemesi ve doğal karizmatik liderliğe sahip olması etkili.

Putin’in davranışları ve yaptıkları ile diktatör bir yönetici olduğu açık. Şu anda Rusya’da Putin’e muhalif olupta ses çıkarabilecek veya politikalarını eleştirebilecek hemen hiç kimse bulunmuyor. Eski muhaliflerin çoğusu şu anda hapiste veya vatandaşlıktan çıkarılarak sınır dışı edilmiş durumda. Putin bu yetkilerini halkın çıkarına kullandığına insanları ikna etmiş durumda. Kameralar önünde yaşanan bir kaç olay da bunlara örnektir.

Bundan bir kaç yıl önce Rusya’nın bir bölgesinde, işverenler zarar ettikleri gerekçesiyle işçileri işten çıkarmış ve büyük gösteriler düzenlenmişti. Putin bir halk kahramanı edasıyla duruma hemen müdahale etmiş, iş adamlarına kameralar önünde zorla anlaşmalar imzalatmış ve işçilerin işlerine geri dönmesini sağlamıştı (videosu aşağıda). Bu davranışı halk üzerinde inanılmaz olumlu bir etki yaptı ve kamuoyu desteği oldukça arttı. Bu ve buna benzer olaylarla Putin halkını kendisine inandırmış durumda. Putin bizzat 3. dünya savaşını bile başlatsa halkının arkasında olacağına emin olabiliriz.

Şimdiye kadarki bilgiler Putin’in bir şeyi istediğinde yapabileceğini anlatmak üzereydi. Yani Putin eğer Türkiye’ye saldırmak isterse saldırır, peki Putin bunu ister mi? İsterse sonuçları ne olur?

Askeri güç karşılaştırması:

rusya-vs-turkiye

 

SAVAŞ ÇIKARSA KAYBEDEN KİM OLUR?

Son günlerdeki gelişmeler çerçevesinde, artık bu yazıyı yazmak farz oldu.

“Rusya’yı anlayamazsınız. Ancak inanabilirsiniz” klasik bir söylemdir.  Rusya’yı klasik batılı normlar çerçevesinde de değerlendiremezsiniz. Çünkü tamamen özgün bir örnektir.

Rusya, tarihi boyunca demokrasiyi hiç ama hiç yaşamamıştır. Çarlık döneminden Sovyetler’e… Sovyetler’den Sovyet sonrasında bugünlere kadar tüm tarihi boyunca, demokrasiyi tatmamış, tanımamıştır Rus Halkı.

Nüfusu (halihazırda yaklaşık 150 milyon) ve her zaman olduğu gibi er veya geç sıcak denizlere inme emperyalist emelli dış politikası ile bir zamanlar varolmuş bir süper güç… SSCB yıkıldıktan sonra da sözüm ona bölgesel bir süper güçtür.

Bu uçak düşürme olayından sonra üretilen temelsiz palavralara da kanmayın. Ve diplomatik platformdaki tatsız gelişmeleri de Türkiye’nin aleyhine yorumlamayın.

Rus Ordusu, savaşkan/başat güç hüviyetini Kruşçef döneminden bu yana yitireli çok olmuştur. Putin’in havalarına da fazla kanmayın. Türkiye, ikili ilişkilerin askıya alınmasından ebette rahatsız olur olmasına da, Rusya çok daha zararlı çıkar. Putin, türü artık pek kalmamış ego-santrik bir tirandır.  Diktatördür. Gelişmelerin Rus Halkı’nın zararına olup olmaması umurunda bile değildir.

Peki, pratikte ne olur?

Turizm konusu hemen hallolur… Rus turistler, Azerbaycan/Gürcistan/Ukranya ya da bir başka komşu üzerinden Türkiye’ye gelirler – ama merak etmeyin, mutlaka gelirler.

Türk meyve ve sebzeleri, Rus pazarına yine girer, ama tüketiciye biraz daha pahalıya malolur. Sizin anlayacağınız, olan Rus tüketiciye olur.

Doğalgaz – hiç merak etmeyin – tıkır tıkır kaynağından hedefine ulaşır.

Askerî konular da sizi ürkütmesin. Rus Ordusu, Kızıl Meydan’daki gösteriler dışında pek bir kıymeti harbiyesi olan bir güç olmaktan çıkmıştır epey zamandır. Rus Ordusu, açtır. Mânen ve maddeten son istediği şey, sıcak çatışmadır.

DANDİK DÜŞÜNÜRLERİNİN TESİRİNDE KALMASINLAR DA!..

Biraz daha açalım.

Rusya’nın Türkiye’den meyve sebze alımı 1.5 yılda büyük rakamlara ulaşmıştır. Nedeni, Rusya’nın 1.5 yıldan beri Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaş dolayısıyla AB ile ABD’nin uyguladığı ambargolardır. Bu tarihten önce Türkiye çıkışlı meyve-sebze, Rusya piyasasında önemli bir yere sahip değildir. Dolayısıyla bu alanda Rusya tarafının uygulayacağı bir engelleme, bu alanda ciddi sarsıntılara neden olmaz.

Rusya, Türkiye’den aldığı meyve sebzenin yerini Azerbaycan, Özbekistan ve İran’dan alacağı ürünlerle dolduracağını söylemektedir. Gerçekçi olalım: a) 150 milyon civarında nüfusa sahip Rusya’nın ihtiyacını bu ülkelerin karşılayabilmesi imkânsızdır; b)Rusya, zâten eskiden beri bu ülkelerden ithalat yapmaktadır ve bu ithalatın artırılması, söz konusu ülkelerin potansiyelini aşmaktadır; Türkiye’den gelen ürünlerle ilgili standartlar bakımından hiç sorun yaşanmazken, bu ‘yeni’kaynaklarda birçok sorun yaşanacağı kesindir. c) Yaş meyve ticareti hassas bir konudur ve yeni mevsime kadar (en az 6-8 ay) pazara yeni ürün girişi imkânsız gibidir.

Hafta sonra Rusya yılbaşı etkinlikleri sürecine girecek ve bu Ocak ortalarına kadar devam edecektir. Rusya; engellemeleri uygulamaya başlarsa mandalina, portakal, kesme çiçek gibi ürünlerin tane başına Dolar üzerinden satılması sürpriz olmayacaktır. Dolayısıyla halkın memnuniyetsizliği artacak ve bunun yerini vatan- millet edebiyatıyla doldurmak da bir hayli zorlaşacaktır.

Neden mi? Çünkü Rusya, halka masal anlatmaktadır: “Meyve sebzeyi Azerbaycan’dan, Özbekistan ve İran’dan… Turunçgilleri Güney Amerika ülkelerinden getireceğiz, merak etmeyin, Türkiye kaybedecek” diye atıp tutmaktadır.

Acaba Güney Amerika ülkeleri imzaladıkları anlaşmaları çöpe atıp ellerindeki ürünü hemen Rusya’ya mı gönderecek? Ya da 1-2 ay sonra yola çıkacak olan gemiler yüklerini Rusya’ya ne zaman ulaştıracaktır? Bu sorunlar hepsi çözülse bile, bir adet portakal veya iki domates keyfi, Rus vatandaşa kaça patlayacaktır?

Rusya, turizm firmalarından Türkiye’ye satış yapmamalarını istemiştir. Firmalar da buna uymaktadır, hatta satılmış olan paketler de iptal edilerek paralarının iadesi yolları aranmaktadır. Ve önce Mısır’a şimdi de Türkiye’ye turistlerin gidişini engelleyen Rus Hükümeti, alternatif tatil beldeleri olarak İsrail ve Güney Kıbrıs’ı göstermekte, bu ülkelerin her şey dahil paketleri oluşturarak Rusya tur firmalarına teklif götürmelerini istemektedir.

Fakat Rusyalı yorumculara göre bu ülkeler Rusya’nın turist akınını karşılamak durumunda değildir ve Rus turist bir yolunu bularak Türkiye’de tatil yapmak isteyecektir. Ve olay başlamıştır. Son 2 gündür Rusya’dan Belorus’a (Beyaz Rusya) turist akını vardır. Belorus tur şirketleri Türkiye şirketlerinin her şey dahil paketlerini Ruslara pazarlayarak Türkiye’ye gitmelerine yardımcı olmaktadır.

Yakışıksız dedim ama, önceki gün Rusyalı bir yorumcu ilginç bir soru yöneltmiştir kamuoyuna: “İyi de, ya Rus kadınlar nerede para kazanacak?” (Vse khorosho, no gde zhe russkie zhenshiny budut zarabatıvat’ den’gi).

Korkarım, bu da Putin’in üzerinde düşünmesi gereken önemli bir konudur.

HEVESLİSİ ÇOK…

Bunun ötesinde Akkuyu santralı gibi konular da gündeme gelmektedir ama, Rusya’nın bu projeleri durdurması kendine vuracaktır… Türkiye’de santral yapmaya hevesli sırada çok ülke vardır.

Doğalgaz alanında Rusya’nın Almanya’dan sonra ikinci büyük müşterisi Türkiye’dir. Rusya, hatta sıcak savaş ortamında bulunduğu Ukrayna’ya bile doğalgaz satışını durduramamıştır, çünkü ihtiyacı vardır. Hatta 2 gün önce Ukrayna 2016 Ocak ayına kadar doğalgaz almayacağını, rezervleri kullanacağını açıkladığında Rusya bundan memnun olmadığını sert ifadelerle açıklamıştır. Zira sıcak para söz konusudur. Hammade ihracatına dayalı Rus ekonomisinin doğalgaz ihracatını durdurma gibi bir lüksü yoktur.

Ama Rusya’dan bahsediyoruz… Yani, her türlü çılgınlık… Absürdlük yaşanabilir. Halk, hükümet’in eline bakar… Kahramanlık edebiyatına, dünyaya ayar verme iddialarına, kendi evrensel misyonu konusunda dandik filozofların uydurmalarına çabuk kanar.

Bu yüzden Putin Hükümeti bir süre için alkış bile alabilir.

Ama çok değil, yakın-orta vadede Rusya kaybeder… Ve de fena kaybeder.

Sanırım kaybedeceğini bildiği için de 2 yıldan bu yana bu kadar hırçındır.

Halit Kakınç 

Konuyu oylayın:

Yorum

  1. Maxim

    2 Kasım 2016 at 19:57

    Gerçeklerden uzak,kibirli ve tepeden bak an bir analiz olmuş,belli ki siz heyşeyi bilenler tarikatına mensupsunuz,işte siz türkleri bu kibir bitirecektir,aynen böyle kibirlenmeye,böbürlenmeye devam edin,biz sizin korkaklığınızı maskelemeye çalıştığınızı bilmiyoruz,geri kaldığınızı bilmiyoruz,kurulduğundan beri kendi içinizde birbirinizi yediğinizi bilmiyoruz,kendi içinizde etnik çatışmalarınızı olduğunu bilmiyoruz,teknolojide,bilimde,ilimde geri kaldığınızı bilmiyoruz,herşeyinizi dışarıdan aldığınızı bilmiyoruz,,,,aynen böyle kibirlenmeye devam edin..

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir